Hukukçular Derneği, İstanbul’da İsrail’in Filistinli Esirlere Yönelik İdam Yasasını Protesto Etti

Hukukçular Derneği, İsrail’in Filistinli esirlere yönelik kabul ettiği idam yasasını İstanbul’da gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla kınadı. Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelen hukukçular, “Filistin için adalet” yazılı pankartlar açarak tepkilerini dile getirdi. Derneğin Genel Başkanı Mehmet Melih Gülseren, burada yaptığı konuşmada, İsrail Parlamentosu tarafından 30 Mart 2026’da kabul edilen bu yasanın insan haklarına ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

Gülseren, İsrail’in bu yasal düzenlemesinin geçersiz olduğunu belirterek, “Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda, işgalci bir güç olan İsrail’in Filistin topraklarında hukukun üstünlüğünü kullanması mümkün değildir. Bu devlet, işgal altındaki bölgelerde mutlak egemenlik iddiasında bulunamaz ve hukuk sistemini dilediği gibi uygulama yetkisine sahip değildir.” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Gülseren, yasa ile İsrail’in Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden binlerce insanı hukuki bir kılıf altında hedef almayı amaçladığını belirtti. Yasanın, Filistinlilere uygulanması öngörülen bir düzenleme olduğuna dikkat çeken Gülseren, İsrailli vatandaşlar ve yerleşimcilerin ise farklı bir hukuk çerçevesinde yargılandığını, bu durumun da cezasızlıkla sonuçlandığını vurguladı.

İdam yasasında, idam kararının 90 gün içinde uygulanması öngörüldüğünü ifade eden Gülseren, bu düzenlemenin adil yargılanma hakkını zedelediğini ve sivilleri sindirmeyi amaçladığını dile getirdi. “İsrail, bu yasayla silahsız ve savunmasız sivillere yönelik saldırılarını meşrulaştırmaya çalışıyor.” dedi.

Filistin’deki hukukçular ve insan hakları savunucularının bu yasanın iptali için İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvurduğunu belirten Gülseren, bu hukuki mücadelenin daha fazla duyurulması gerektiğini ifade etti. Gülseren, “İşgalci İsrail, sadece Filistin için değil, tüm Orta Doğu ve dünya için bir tehdit oluşturmaktadır.” diye konuştu.

Yasanın “katliam yasası” olarak adlandırıldığını belirten Gülseren, uluslararası hukuk normlarına da aykırı olduğunu vurguladı. “İdam cezası uygulaması, yalnızca en ağır suçlar için ve sıkı usul güvenceleri dahilinde uygulanabilirken, bu düzenleme terör tanımını belirsiz bir şekilde genişleterek ciddi ihlallere yol açmaktadır.” şeklinde konuştu.